• +90 543 241 62 26
  • info@pragmahukuk.com

FORM-A BELGESİ VE 2828 SAYILI KANUN KAPSAMINDA İSTİHDAM HAKKI - DAVA DİLEKÇESİ

FORM-A BELGESİ VE 2828 SAYILI KANUN KAPSAMINDA İSTİHDAM HAKKI - DAVA DİLEKÇESİ

Form-A Belgesi ve 2828 Sayılı Kanun Kapsamında Devlet Korumasındaki Çocukların İstihdam Hakkı ve İdarenin Hizmet Kusuruna İlişkin Dava Dilekçesi

 

Dava Dilekçesi Özeti

Dava Konusu: 2828 Sayılı Kanun Kapsamında İstihdam Hakkı - Form-A belgesinin düzenlenmesi ve İdari İşlemin İptali

Olayın Özeti: Müvekkil, 9-13 yaşları arasında devlet korumasında kalmış, ailesinin yanına döndükten sonra reşit olmadan kısa süre önce (15-16 yaşlarında) hem annesini hem babasını kaybederek kimsesiz kalmıştır. 17 yaşında "kalacak yerim yok" diyerek CİMER üzerinden devlete sığınma talebinde bulunmasına rağmen, idarece işlem yapılmamış veya reddedilmiştir. Müvekkil reşit olduğunda (18 yaş), 2828 sayılı kanun kapsamındaki memuriyet (istihdam) hakkından yararlanmak istemiş ancak idare talebi zımnen reddetmiştir.

Talep: Zımni ret işleminin iptali, Form-A belgesinin düzenlenmesi


Metin İçeriği:

GİRİŞ: DEVLET KORUMASI VE İSTİHDAM HAKKI 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, devlet koruması altında yetişen gençlerin topluma kazandırılması adına çok önemli bir hak tanımaktadır: Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdam Hakkı (Form-A Belgesi). Kural olarak, bu haktan yararlanabilmek için belirli bir süre devlet yurdunda kalmış olmak ve reşit olunan tarihte sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam ediyor olmak gerekmektedir. Ancak hayatın olağan akışı her zaman mevzuatın katı kurallarına uymaz. 

 

HUKUKİ SORUN: İDARENİN İHMALİ VE HAK KAYBI Bazı durumlarda çocuklar, reşit olmadan önce aile yanına döndürülmekte ancak daha sonra (henüz 18 yaşına gelmeden) anne ve babanın vefatı gibi trajik olaylarla tekrar kimsesiz kalabilmektedir. Bu noktada devletin görevi, kendisine sığınan bu çocukları derhal koruma altına almaktır.

Ancak uygulamada görüyoruz ki; koruma talep etmesine rağmen bürokratik engellerle yurda alınmayan, "yaşın büyüdü" denilerek geri çevrilen gençler, 18 yaşını doldurduklarında "Reşit olduğunda yurtta değildin" denilerek memuriyet haklarından mahrum bırakılmaktadır.

Bu davada temel argümanımız şudur: "İdare, kendi hizmet kusuruna dayanarak vatandaşı mağdur edemez."

Eğer devlet, 17 yaşında kendisine başvuran kimsesiz bir çocuğu kanuni zorunluluk olmasına rağmen koruma altına almıyorsa, bu bir "Hizmet Kusuru"dur. İdare görevini yapsaydı, o çocuk 18 yaşında devlet korumasında olacak ve istihdam hakkını kazanacaktı. Dolayısıyla idare, yapmadığı bir işlem üzerinden vatandaşa "şartları taşımıyorsun" diyemez.

 

DAVA DİLEKÇESİ

 

ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİNE

-ADLİ YARDIM TALEPLİDİR-

-DURUŞMA TALEPLİDİR-

DAVACI : ██████ ██████ (T.C. Kimlik No: ███████████)

[ADRES GİZLENMİŞTİR] Çankaya / ANKARA

VEKİLLERİ : Av. Furkan ÇELİK - Av. Enes DEMİR - Av. Engin YILDIRIM

Ümit Mah. 2481 Sk. No 75 Kafkas Sitesi Çayyolu Çankaya / ANKARA

DAVALI : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı / Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü [ADRES GİZLENMİŞTİR] Çankaya/ANKARA

KONU : 2828 sayılı Kanun kapsamında tanınan istihdam hakkının kullandırılmasına (Form-A belgesi düzenlenmesine) ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ███.2025 tarihli ████████ kayıt sayılı başvurumuzun zımnen ret işlemine ilişkin İPTAL davasıdır.

ZIMNİ RET TARİHİ : ████.2025

 

AÇIKLAMALAR :

2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında devlet koruması altında belirli bir süre barınmış, ancak reşit olma tarihinden önce kayden kuruluştan ayrılmış görünen; buna mukabil fiili olarak devlet denetiminde kalmaya devam eden ve reşit olmadan önce anne ve babasının vefatı ile kimsesiz kalarak yeniden koruma/bakım talep etmesine rağmen idarenin ihmaliyle bu haktan mahrum bırakılan müvekkil ██████ ██████'nın, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilme hakkının (Form-A Belgesi) zımnen reddine ilişkin idari işlemin iptali davasına ilişkin beyanlarımız mahkemenize sunarız;

Müvekkil ██████ ██████, şekli olarak 2019 yılında kurumdan ayrılmış görünse de, reşit olduğu ███.2025 tarihine kadar devletin "fiili" gözetimi altında kalmış; daha da önemlisi, ebeveynlerinin vefatı üzerine reşit olmadan bir yıl önce (2024) kalacak yeri olmadığı ve yalnız kaldığından bahisle yaptığı koruma/bakım başvurusunun idarece hukuksuz şekilde reddedilmesi veya ihmalen hiç bir işlem yapmaması nedeniyle, kanunun aradığı "reşit olduğu tarihte koruma altında olma" şartını idarenin kusurundan kaynaklı olarak sağlayamamıştır. İdare hukuku genel ilkesi gereği, idare kendi kusurundan lehine sonuç çıkaramayacağından, müvekkilin istihdam hakkının varlığı kabul edilmelidir.

 

KİŞİSEL DURUM VE KRONOLOJİK AKIŞ:

███.2007 - Müvekkil ██████ ██████'nın doğumu.

███.2016 - Ailesinin maddi yetersizliği ve annesinin şizofreni rahatsızlığı nedeniyle devlet korumasına (çocuk yurduna) alınma (9 yaşındadır).

███.2019 - Müvekkil, yurttan fiilen bu tarihte ayrılmıştır. (13 yaşındadır).

2019 ile 2023 tarihleri arasında - Müvekkil, İçişleri Bakanlığı personeli █████ Hanım tarafından denetlenmiştir. (korunma ve bakım tedbiri devam etmiştir, sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam etmiştir.)

███.2023 - Müvekkilin babası ████ ██████'nın vefatı. Müvekkil 15 yaşındadır.

███.2023 - Müvekkilin annesi ███████ ██████'nın vefatı. Müvekkil 15 yaşında öksüz ve yetim kalmıştır.

███.2024 - Müvekkil, kalacak yeri olmadığını belirterek CİMER Başvurusu ile devlete sığınma talebinde bulunmuştur. (17 yaşındadır)

Haziran 2024 - Müvekkil, ██████ Huzurevi'nde █████ Bey ile görüşmüş, "Yurda dönemezsin" denilerek geri çevrilmiştir ve tek başına hayatını idame ettirmeye çalışmıştır.

███.2025 - Müvekkil 18 yaşını doldurmuştur, reşit olmuştur.

███.2025 - Müvekkil yurtta ne kadar süre kaldığını öğrenmeye ilişkin bilgi edinme talebinde bulunmuştur. (EK-1'dedir)

███.2025 - ████████ Kaymakamlığı'nın müvekkilin talebi dışındaki ve yurtta kaldığı süreye ilişkin hatalı bildirilmesine ilişkin cevabı (EK-1'dedir)

███.2025 - ████████ kayıt sayılı müvekkilin 2828 sayılı Kanun kapsamında tanınan istihdam hakkının kullandırılmasına (Form-A belgesi düzenlenmesine) ilişkin dava konusu başvurusu (EK-2'dedir)

███.2025 - Zımni Ret Tarihi

███.2025 - Dava Açılış Tarihi

 

MADDİ VAKIALAR VE OLAYIN GELİŞİMİ :

1-) Koruma Altına Alınma ve İlk Süreç: Müvekkil ██████ ██████ (D.T. ██████), ailenin sosyo-ekonomik yetersizliği ve annesinin ağır psikiyatrik rahatsızlığı (şizofreni) sebebiyle, ███.2016 tarihinde (henüz 9 yaşında iken) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında hakkında bakım tedbiri kararı alınarak davalı idare bünyesindeki kuruluşa (önce ilk yirmi gün Etlik İlk Kabul Merkezi sonra Ankara Çocuk Evleri Sitesi) yerleştirilmiştir. Bu husus ██████ Kaymakamlığı cevabi yazısı ile de sabittir (EK-1). Fakat bu cevap yazısında müvekkilin kuruluştan ayrılış tarihi sehven ███.2018 yazılsa da müvekkilin kuruluştan ayrılış tarihi fiili olarak  ███.2019 tarihidir.

İdare kayıtlarında müvekkilin kuruluşla ilişiği  ███.2018 tarihinde kesildiği belirtilse de, Fiili durumda, müvekkilin kuruluşla bağı (yurtta yatılı kalma süresi), ███.2019 tarihine kadar devam etmiştir. Gerekirse davalı idareye ve ayrıca ilgili yurt müdürlüklerine de yazı yazılarak müvekkilin yatılı kaldığı tarihlere dair kayıt ve belgelerin celbini talep ederiz.

Müvekkil, ███.2019 tarihine kadar fiilen kuruluş bakımında kalmış, hatta bu tarihten sonra da reşit olana dek idare personellerinin (İçişleri Bakanlığı personeli █████ Hanım ve Huzurevi personeli █████ Bey) fiili denetim ve gözetimi altında tutulmuştur. İdarenin kayıtları ile maddi gerçeklik arasında çelişki var ise dahi bu çelişki müvekkilin aleyhine yorumlanamaz.

İdarenin hatalı kayıtlara dayanarak 14 günlük (1 yıl 11 ay 16 gün) bir süre farkını gerekçe göstermesi ve hayatını devlet korumasına muhtaç geçirmiş bir gencin geleceğini karartması, "Hakkın Özüne Dokunmama" ilkesine aykırıdır. İdare her ne kadar yanlış tarih belirtmiş olsa da idarenin kayıt tutma yükümlülüğündeki özensizliği, "İdari Belirlilik" ilkesine aykırıdır. İdarenin kusuru müvekkile yükletilemez.

Müvekkilin yurttan ayrılış tarihi ███.2019 olarak düzeltilmesi halinde, kuruluşta kalış süresi 3 yılı aşmakta ve kanuni olan "en az 2 yıl" şartı fazlasıyla sağlanmaktadır.

 

2-) Mücbir Sebep ve Trajik Statü Değişimi (2023): Aile Birliğinin Dağılması ve Mücbir Sebep (Ölüm): İdarenin 2019'da müvekkili ailesine teslim etmesinin yegane dayanağı, o tarihte anne ve babasının hayatta olmasıydı. Ancak; Müvekkilin Babası ████ ██████,  ███.2023 tarihinde, Müvekkilin Annesi ███████ ██████, ███.2023 tarihinde vefat etmiştir (EK-3: Nüfus Kayıt Örneği). Müvekkil bu tarihlerde henüz 15-16 yaşlarında bir çocuktu. Ailesinin vefatı ile "aile yanına dönüş" gerekçesi ortadan kalkmış, "Korunma Kararının Sebebi" (kimsesizlik) yeniden ve çok daha şiddetli bir şekilde doğmuştur. Hukuken, sebebin yeniden doğmasıyla birlikte idarenin koruma yükümlülüğü de otomatik olarak canlanması gerekmektedir. Keza gerek sosyal devlet ilkesi gerek Çocuk Kanunu gereği kimsesiz, kalacak yeri olmayan ve yalnız durumdaki müvekkil CİMER (EK-4) üzerinden de başvuru yapmasına rağmen idare ya ihmalen yahut kasten yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Müvekkilin yurttan ayrılışı ve kendi isteğiyle iradi olarak gerçekleşmemiştir.

Müvekkil defalarca kuruluşa (çocuk yurduna) alınması için Ankara Aile Bakanlığı İl Müdürlüğüne Gitmiştir tabiri caizse korunmak - barınmak için ilgili memura - personele yalvarmıştır.

Müvekkil defalarca kuruluşa (çocuk yurduna) alınması için Ankara Aile Bakanlığı İl Müdürlüğünü , Çocuk Evleri Sitesini, Alo 183 Şiddetle Mücadele, Alo 144 Sosyal Yardım Hattı ve yurda alınma amacı ile internet üzerinden birçok numarayı aramıştır.

Müvekkilin aradığını hatırladığı numaralar aşağıdaki gibidir: 0312 ██████- T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ██████- Etlik Çocuk Evleri Koordinasyon Müdürlüğü ████ ███ ██ ██ - Ankara Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü ██████- Ankara Bakanlık Aile Bakanlığı İl Müdürlüğü 183 - Şiddetle Mücadele 144 - Sosyal Yardım Hattı

Müvekkil yukarıdaki numaraları aradıktan sonra müvekkili başka hatırlamadığı birçok numaraya yönlendirmişlerdir.

Müvekkilin cep telefon numarası 05██ ███ ██ ██'dir. Müvekkilin 2024 Mart ayından 2025 Ocak ayına kadar arama kayıtlarının dosyaya celbini talep ederiz.

Müvekkil daha sonra pes edip hayal kırıklığı ile yurda dönmek için aramayı bırakmıştır tek başına hayat mücadelesi vermeye çalışmıştır.

 

3-) İdarenin Hizmet Kusuru ve Başvuru (2024): Müvekkil, ebeveynlerinin vefatı sonrası barınma sorunu yaşamış ve güvenliğinden endişe etmiştir. Henüz 17 yaşında iken, ███.2024 tarihli CİMER başvurusu (Başvuru No: ██████████) ile devlete sığınmıştır (EK-4 CİMER Başvurusu). Başvurusunda açıkça "Kalacak yerim yok, koruma talep ediyorum (Anne babam hayatta olmamasına rağmen... Kalacak uygun bir yerim olmadığı için Sosyal Hizmetler tarafından Çocuk Evlerine alınmayı talep ediyorum.)" demesine rağmen, davalı idare bu hayati çağrıya bürokratik bir cevap vermemiş, çocuğu koruma altına almamıştır. Üstelik müvekkil, kurum yetkilisi █████ Bey ile görüşmeye gittiğinde "Yurda gelip ekmek elden su gölden yaşayamazsın" (EK-4 CİMER içeriği) şeklinde aşağılayıcı ve reddedici bir muameleyle karşılaşmıştır.

CİMER Başvurusuna rağmen fiilen koruma işlemini tesis etmemiştir fakat idarenin korunma ve bakım tedbiri devam etmiştir, müvekkil sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam etmiştir. İdarenin, yasalarla kendisine yüklenen (kimsesiz çocuğu koruma) görevini yapmaması, hukuk aleminde o çocuğun korunma hakkını ortadan kaldırmaz. Eğer idare görevini yapsaydı, müvekkil ███.2024'ten ███.2025'e (reşit olana) kadar yurtta kalacak ve kanunun aradığı "reşit olduğu tarihte kuruluş bakımında olma" şartını sağlayacaktı.

5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve BM Çocuk Hakları Sözleşmesi gereği; kimsesiz ve yardıma muhtaç olduğu bizzat kendisi tarafından (CİMER yoluyla) ihbar edilen 17 yaşındaki bir çocuk için devletin "ister korurum ister korumam" deme lüksü yoktur.

  • Devletin o tarihte koruma kararı alması zorunluluktur.
  • Eğer devlet hukuka uygun davransaydı, çocuk Haziran 2025'te (18 yaş) devlet korumasında olacaktı ve memuriyet hakkını kazanacaktı.
  • Mahkeme, "Olması Gereken" statüye göre hüküm kurmalıdır.

4-) Dava Konusu İşlem: Müvekkil  ███.2025 tarihinde reşit olmuştur. İstihdam hakkından yararlanmak için yaptığı ███.2025 tarihli ████████ kayıt sayılı başvuru, zımnen reddedilmiştir. Oysa müvekkilin o tarihte kuruluşta olmamasının tek sebebi, idarenin CİMER talebi ile 2024 yılındaki başvuruyu kasten/ihmalen reddetmesidir.

 

HUKUKİ SEBEPLER VE İPTAL GEREKÇELERİ :

1-) SEBEP UNSURU YÖNÜNDEN SAKATLIK VE HİZMET KUSURU

İdari işlemin sebebi, dayandığı maddi ve hukuki vakıalardır. İdare, 2023 yılında müvekkilin yetim ve öksüz kalması ve 2024 yılında "beni koruyun" diye başvurması (EK-4) vakıalarını yok saymıştır. İdare Hukuku'nun temel prensibi gereği "İdare, kendi ihmalinin sonuçlarından yararlanamaz" (Nemo auditur propriam turpitudinem allegans).

Davalı idare, ███.2024 tarihli başvuruyu işleme alıp yasal zorunluluk gereği müvekkili yurda yerleştirseydi, müvekkil ███.2025 tarihinde (reşit olduğunda) yurtta olacaktı. İdare, görevini yapmayarak bu şartın oluşmasını engellemiş, sonra da "şart oluşmadı" diyerek istihdam hakkını zımnen reddetmiştir. Bu, açık bir Hizmet Kusurudur ve işlem sebep unsuru yönünden sakattır.

5395 sayılı Kanun, "korunma ihtiyacı olan çocuğu" tanımlarken, bedensel ve ruhsal bütünlüğü tehlikede olan ve ihmal edilen çocuğu işaret eder.

Bağlı Yetki: İdarenin, korunmaya muhtaç bir çocuğu tespit ettiğinde (veya çocuk başvurduğunda) "takdir yetkisi" yoktur; koruma altına almak zorundadır.

Müvekkil 2024 yılında "Barınacak yerim yok Sosyal Hizmetler tarafından Çocuk Evlerine alınmayı talep ediyorum" dediğinde, idare bu zorunlu yetkisini kullanmayarak "Hizmet Kusuru" işlemiştir.

Bu kusur, müvekkilin 2828 sayılı Kanun'dan yararlanma şartını (kurumda olma şartını) gerçekleştirmesini engellemiştir. Hukukta "Kendi kusuruna dayanarak hak iddia edememe" ilkesi gereği, idare "Sen o tarihte kurumda yoktun" diyemez; çünkü yokluğunun sebebi bizzat idarenin kendisidir.

 

2-) AMAÇ UNSURU YÖNÜNDEN SAKATLIK VE KAMU YARARI VE SOSYAL DEVLET

2828 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin amacı (Ratio Legis), devlet korumasında büyümüş, ailesi olmayan dezavantajlı gençleri topluma kazandırmaktır. Müvekkil; a-) 2 yıldan fazla (███.2016-███.2019 tarihleri arasında) yurtta kalmıştır. b-) Reşit olduğunda kimsesizdir (Anne-Baba vefat). c-) Ekonomik olarak muhtaç durumdadır. Kanunun korumak istediği "özne" tam olarak müvekkildir. İdarenin işlemi, kanunun amacına ve Anayasa'nın 61. maddesindeki "Devlet, korunmaya muhtaç çocukları korur" ilkesine aykırıdır. Amaç kamu yararı olmalıdır; oysa bu işlemde kamu yararı değil, bürokratik bir şekilcilik ve vatandaşı mağdur etme sonucu doğmuştur.

CİMER başvurusunda yer alan █████ Bey'in "Ekmek Elden Su Gölden" ifadesi, idarenin müvekkile bakış açısını gösteren önemli bir delildir. Bir kamu görevlisinin, koruma talep eden 16-17 yaşındaki öksüz ve yetim kalan bir kıza bu şekilde hitap etmesi, "idari nezaket" ve "kamu hizmeti etiği"ne aykırıdır.

İdarenin bu süreçte hareketsiz kalması, ██████ ██████'nın 18 yaşına kadar devlet korumasında geçirmesi gereken süreyi fiilen engellemiştir. İdarenin, "Sen reşit olduğunda bakımımızda değildin" savunması, kendi ihmalinden kaynaklanan bir sonucu, vatandaşa karşı hak düşürücü sebep olarak ileri sürmesi anlamına gelir ki bu durum "hukuk devleti" ilkesiyle bağdaşmaz.

 

3-) FİİLİ İDARİ İLİŞKİNİN VARLIĞI

Danıştay içtihatlarında, idare ile birey arasındaki ilişkinin sadece kağıt üzerindeki tarihlerle değil, fiili duruma göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilir. Müvekkil, kağıt üzerinde kuruluştan ayrılmış olsa da, idarenin görevlileri (█████ Hanım, █████ Bey) tarafından reşit olana kadar takip edilmiştir. Bu "fiili denetim", koruma ilişkisinin (belki yatılı değil ama gözetimsel olarak) devam ettiğini gösterir. Dolayısıyla kanunun aradığı "hizmetlerden yararlanmaya devam etme" şartı, geniş yorumla ve fiili durumla gerçekleşmiştir.

Müvekkil idareye başvuru dilekçesinde, yurttan ayrıldıktan sonra İçişleri Bakanlığı memuru █████ Hanım ve daha sonra huzurevi çalışanı █████ Bey tarafından denetlendiğini belirtmektedir. Bu şahıslar, kamu görevlisidir. Müvekkille kurdukları iletişim, kişisel bir sohbetin ötesinde, "devletin çocuğunu takip etmesi" misyonunun parçasıdır. İlgili evrakların celbini talep ederiz.

5395 sayılı Kanun'da "Danışmanlık Tedbiri", çocuğun kurum dışında da rehberlik almasını içerir. Müvekkil üzerinde resmi bir karar olmasa bile, fiilen bu tedbirin uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu durum, müvekkilin devletle bağının 18 yaşına kadar kopmadığını, sadece şekil değiştirdiğini (yatılı bakımdan korunma ve bakım tedbirine ve sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam ettiğini) gösterir.

 

4-) KONU UNSURU YÖNÜNDEN SAKATLIK (HAKKIN ÖZÜNE DOKUNMA)

Dava konusu işlem, müvekkilin çalışma hürriyetini ve kamu hizmetine girme hakkını (Anayasa Md. 70) elinden almaktadır. Anayasal bir hakkın, idarenin kusurlu bir eylemine (2024'te yurda almama) dayanılarak engellenmesi, hakkın özüne dokunmaktır ve hukuka aykırıdır.

 

2828 SAYILI SOSYAL HİZMETLER KANUNU (EK MADDE 1)

2828 Sayılı Kanun Ek 1. Madde ve Yönetmelik Hükümleri İstihdam hakkını düzenleyen Ek 1. Madde şu şartları aramaktadır:

a-) Korunma/Bakım Tedbiri Kararı: Hakkında mahkemece veya idarece alınmış bir karar olmalıdır. (██████ ██████ için bu şart sağlanmıştır: ███.2016 tarihli karar). b-) Süre Şartı: Fasılalı da olsa toplamda en az 2 yıl kuruluşta kalmak. (██████ ██████ için bu şart sağlanmıştır: ███.2016 - ███.2019 tarihleri arasında kuruluşta kalmıştır) c-) Reşit Olma Şartı: Reşit olduğu tarih itibarıyla (18 yaşını doldurduğu gün) sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam ediyor olmak. (██████ ██████ için bu şart iki seçenekli olarak sağlanmıştır: birinci seçenek olarak yukarıda detaylı bahsettiğimiz korunma talebine ilişkin CİMER başvurusu-hizmet kusuru vd. durumunda, ikinci seçenek olarak müvekkil 18 yaşına kadar sosyal hizmet modellerinden kopmamıştır, sadece şekil değiştirmiştir yani yatılı bakımdan; korunma ve bakım tedbirine (█████ Hanım ve █████ Bey'in her ay müvekkili denetlemesi ve bu hususta tutanak tutması) ve sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam etmiştir. d-) Başvuru Süresi: 18 yaşını doldurduktan sonra 5 yıl içinde başvurmak. (██████ ██████ için bu şart sağlanmıştır)

Kanun koyucu, Ek Madde 1 ile devlet korumasında yetişen çocuklara istihdam hakkı tanımıştır. Maddenin lafzı şöyledir: "Haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil iki yıldan az olmamak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devam edenlerin..."

İdare, bu maddedeki "reşit olduğu tarih itibarıyla devam edenler" ibresine sıkı sıkıya tutunmaktadır. Ancak kanun koyucunun amacı (Ratio Legis), çocukları bürokratik tarihlerle elemek değil, devletin ebeveynlik yaptığı bireyleri sokağa bırakmamaktır.

Seçenek; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yerleşik içtihatlarında, sosyal hakların yorumlanmasında "sosyal devlet" ve "hakkaniyet" ilkelerinin lafzi yorumun önüne geçmesi gerektiği vurgulanır. Bir çocuğun reşit olduğu tarihte kurumda olmamasının sebebi, çocuğun kendi iradesi (kaçma, suç işleme vb.) değil de, idarenin kusuru veya mücbir sebepler (ebeveyn ölümü sonrası reddedilme) ise, kanunun lafzı dar yorumlanamaz.

Seçenek; Bütün bunlarla birlikte müvekkil fiili olarak yurtta kalmaya devam etmese de reşit olasıya kadar korunma ve bakım tedbiri devam etmiştir, sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam etmiştir. Müvekkil Sevgi Evinden ayrıldığı tarihten (███.2019) anne ve babasının vefat ettiği tarihe kadar (███.2023) İçişleri Bakanı memur olan █████ isimli şahıs tarafından denetimi devam etmiş düzenli olarak müvekkilin durumu ile ilgili tutanaklar tutmuştur. Müvekkilin anne ve babası vefat ettikten sonra ise bir bakımevinde çalışan █████ isimli şahıs tarafından müvekkilin korunma ve bakım tedbiri devam etmiştir, sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam etmiştir. (müvekkilin korunma ve bakım tedbirine ilişkin evrakların idareden celbini talep ederiz)

 

ANAYASA MADDE 10 VE 41 VE 61: SOSYAL DEVLETİN SORUMLULUĞU

Anayasa Madde 10 (Eşitlik): Devlet, himayesindeki çocuklar arasında, bürokratik tesadüflere dayalı ayrımcılık yapamaz. Şans eseri 18 yaşına kadar yurtta tutulan çocukla, yer yokluğu veya memur hatası/ihmali/kusuru/kastı nedeniyle 17 yaşında kapıdan çevrilen çocuk arasında, "korunma ihtiyacı" bakımından fark yoktur. İkisinin farklı muameleye tabi tutulması eşitlik ilkesine aykırıdır.

Anayasa Madde 41 (Ailenin korunması ve çocuk hakları): Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.

T.C. Anayasası Madde 61 (Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler): "Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır." Bu hüküm, bir temenni değil, idareye verilmiş bir emirdir. İdarenin, 17 yaşında yapayalnız kalmış ve kapısına gelmiş bir kız çocuğunu geri çevirmesi, Anayasa'nın açık ihlalidir. Bu anayasal ihlal, "Form-A düzenlenmemesi" işlemini de sakat hale getirir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca, velayet hakkına sahip her iki ebeveynini kaybeden bir çocuk, "korunmaya muhtaç çocuk" statüsündedir. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, kimsesiz ve korunmaya muhtaç çocukların devlet himayesinde yetiştirilmesini ve reşit olduklarında toplumdan soyutlanmamaları adına kamu istihdamı ile güvence altına alınmalarını öngörmektedir.

 

ADLİ YARDIM TALEBİMİZE İLİŞKİN

Müvekkil ekte sunduğumuz fakirlik belgesinde ve Nüfus Kayıt örneğinden anlaşılacağı üzere kimsesiz (öksüz ve yetim) ve yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda değildir. Üzerine kayıtlı hiçbir mal varlığı bulunmamaktadır. Müvekkilin hiçbir geliri yoktur ve bu sebeple dava masraflarını ve harçlarını karşılayabilecek ekonomik güce sahip değildir.

Yukarıda açıklanan hususlardan dolayı adli yardım talebinin kabulünü Sayın Mahkemenizden arz ve talep ederiz.

 

İŞBU DAVA, YALNIZCA ██████ ██████'NIN MEMUR OLMASI DAVASI DEĞİL, AYNI ZAMANDA DEVLETİN "KORUYUCU DEVLET" ROLÜNÜN YARGILANMASIDIR. Yukarıda bahsedilen sebeplerle ve sayın mahkemenizin re'sen araştıracağı sebeplerle İPTAL davamızın kabulünü arz ve talep ederiz.

 

HUKUKİ DELİLLER :

  1. ███.2025 tarihli Müvekkil yurtta ne kadar süre kaldığını öğrenmeye ilişkin bilgi edinme talebine ilişkin dilekçesi
  2. ███.2025 tarihli  ██████ Kaymakamlığı'nın müvekkilin talebi dışındaki ve yurtta kaldığı süreye ilişkin hatalı bildirilmesine ilişkin cevabı yazısı
  3. Dava konusu olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ███.2025 tarihli ████████ kayıt sayılı başvuru dilekçesi ve Alındı Numarası
  4. CİMER Başvuru Kayıtları (███.2024 tarihli) ve İdarenin ihmalinin en büyük kanıtıdır.
  5. Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği
  6. Muhtarlıktan alınan Fakirlik Belgesi
  7. Ankara Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü'ndeki şahsi dosya (Celbi talep olunur). (Ziyaret Kayıtları ve müvekkil ile ilgili bütün kayıt ve evraklar)
  8. Müvekkilin 2018-2025 yılları arası E-Okul ve Milli Eğitim kayıtları (Fiili ayrılış tarihinin tespiti için celbi talep olunur).
  9. Müvekkilin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı / Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü kayıtları (Ziyaret Kayıtları ve ilgili bütün kayıt ve evraklar) (Fiili ayrılış tarihinin tespiti için celbi talep olunur).
  10. Müvekkilin korunma ve bakım tedbirine ilişkin evrakların idareden celbini talep ederiz (İçişleri Bakanlığı personeli █████ Hanım ve Huzurevi personeli █████ Bey'in müvekkil ile ilgili tuttuğu tutanaklar) Korunma ve bakım tedbiri devam etmesine ve sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam etmesine ilişkin celbi talep edilmiştir.
  11. Müvekkilin cep telefon numarası 05██ ███ ██ ██'dir. Müvekkilin 2024 Mart ayından 2025 Ocak ayına kadar arama HTS kayıtlarının dosyaya celbini talep ederiz. İdarenin kusurunun anlık değil devamlılık arz ettiğine ilişkin ve dava dilekçemizi temellendirmek için celbi talep edilmiştir.
  12. Sosyal İnceleme Raporları: 2023 yılında anne-baba vefat ettiğinde, yerel sosyal hizmetler müdürlüğünün ██████ hakkında bir rapor düzenleyip düzenlemediği (Düzenlemedilerse, bu da ayrı bir hizmet kusurudur).
  13. Tanık beyanları
  14. Bilirkişi incelemesi.

 

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve Yüce Mahkemenizce re'sen gözetilecek sair hususlar ışığında; 1-) ADLİ YARDIM talebimizin kabulüne, 2-) DURUŞMA yapılması talebimizin kabulüne, 3-) Müvekkilin 2828 sayılı Kanun kapsamında tanınan istihdam hakkının kullandırılmasına (Form-A belgesi düzenlenmesine) ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ███.2025 tarihli ████████ kayıt sayılı başvurumuzun zımnen ret işleminin İPTALİNE 4-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, Karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz. 10.12.2025

Davacı Vekilleri Av. Furkan ÇELİK - Av. Enes DEMİR - Av. Engin YILDIRIM

EKLER EK-1 ███.2025 tarihli Müvekkil yurtta ne kadar süre kaldığını öğrenmeye ilişkin bilgi edinme talebine ilişkin dilekçesi ve ███.2025 tarihli ██████Kaymakamlığı'nın müvekkilin talebi dışındaki ve yurtta kaldığı süreye ilişkin hatalı bildirilmesine ilişkin cevabı yazısı EK-2 Dava konusu olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ███.2025 tarihli ████████ kayıt sayılı başvuru dilekçesi ve Alındı Numarası EK-3 Müvekkilin Nüfus Kayıt Örneği EK-4 CİMER başvurusu (Başvuru No: ██████████) EK-5 Fakirlik Belgesi EK-6 Avukatlık Vekaletnamesi Örneği

 

YASAL UYARI: Yukarıda paylaşılan dava dilekçesi örneği, somut olayın özelliklerine, delil durumuna ve olay tarihindeki yasal mevzuata göre özel olarak hazırlanmıştır. Hukukta her vaka kendine özgüdür ve "taslak" dilekçelerin doğrudan kullanılması, telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilir. Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kendi hukuki durumunuz için mutlaka bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir. Site içeriğindeki olası hatalardan veya eksikliklerden dolayı sorumluluk kabul edilmemektedir. 

Pragma Hukuk & Danışmanlık

Pragma Hukuk & Danışmanlık

Online : 1
Bugün Tekil : 18
Bugün Çoğul : 63
Dün Tekil : 19
Dün Çoğul : 32
Toplam Tekil : 130893
Toplam Çoğul : 321321