• +90 543 241 62 26
  • info@pragmahukuk.com

ANONİM ŞİRKETLERDE SÖZLEŞMELİ AVUKAT BULUNDURMA ZORUNLULUĞU

ANONİM ŞİRKETLERDE SÖZLEŞMELİ AVUKAT BULUNDURMA ZORUNLULUĞU

10 SORUDA ANONİM ŞİRKETLERDE SÖZLEŞMELİ AVUKAT BULUNDURMA ZORUNLULUĞU REHBERİ VE GÜNCEL DURUM - RİSK ANALİZİ

 

Türk ticaret hukukunun ve kurumsal yönetim ilkelerinin en kritik başlıklarından biri olan anonim şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü, sadece bir yasal zorunluluk değil, aynı zamanda şirketlerin sürdürülebilirliği için bir koruma kalkanıdır. Şirketlerin sermaye yapıları büyüdükçe, karşılaştıkları hukuki risklerin çapı da aynı oranda genişlemektedir.

Bu doğrultuda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde düzenlenen bu yükümlülük, belirli bir ölçeğe ulaşan anonim şirketlerin süreçlerini hukuki bir denetim mekanizmasına bağlamayı amaçlamaktadır. 2024 yılında asgari sermaye tutarlarında yapılan radikal artışlar ve 2025-2026 yılları için öngörülen ekonomik parametreler, bu zorunluluğu şirket sahipleri ve yöneticileri için yeniden en önemli gündem maddelerinden biri haline getirmiştir.

 

1. Anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğunun hukuki dayanağı nedir ve neden böyle bir kural vardır?

Türkiye'de avukatlık mesleğinin icrasını düzenleyen 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, yargı organları önünde temsil yetkisini kural olarak avukatlara hasretmiştir. Ancak kanun koyucu, 35. maddenin üçüncü fıkrasında özel bir düzenleme yaparak, belirli bir büyüklüğe ulaşan sermaye şirketlerinin ve yapı kooperatiflerinin sürekli bir hukuki danışmanlık ilişkisi içerisinde olmasını zorunlu kılmıştır. Bu düzenlemenin temelinde yatan felsefe, önleyici hukuk hizmetinin kurumsallaşmasıdır.

Hukuki uyuşmazlıklar ortaya çıktıktan sonra başvurulan tedavi edici hukuk hizmeti, şirketler için hem maliyetli hem de zaman alıcıdır. Oysa ki bir sözleşmeli avukatın varlığı, daha sözleşme aşamasında risklerin tespit edilmesini, genel kurul süreçlerinin usulüne uygun yürütülmesini ve ticaret sicili işlemlerinde hataların önlenmesini sağlar. Kanun koyucu, anonim şirketlerin ekonomik hayattaki ağırlığını ve üçüncü kişilere karşı olan sorumluluklarını dikkate alarak, bu şirketlerin "hukuki körlükten" korunmasını bir kamu düzeni meselesi olarak ele almıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de 2011/110 sayılı kararıyla, bu zorunluluğun mülkiyet hakkına veya sözleşme hürriyetine aykırı olmadığını, aksine ticari hayatın güvenliği için orantılı bir sınırlama olduğunu teyit etmiştir.

Bu yükümlülük, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile de sıkı bir ilişki içindedir. TTK’nın 332. maddesinde düzenlenen asgari sermaye tutarları, Avukatlık Kanunu’ndaki zorunluluk eşiğinin temelini oluşturur. Bu iki kanun arasındaki etkileşim, anonim şirketlerin sadece ekonomik değil, hukuki birer aktör olarak da tam kapasiteyle donatılmasını zorunlu kılar.

 

2. 2025 ve 2026 yılları itibarıyla hangi anonim şirketler avukat bulundurmak zorundadır?

Avukat bulundurma zorunluluğu için belirlenen eşik, Türk Ticaret Kanunu’nun 332. maddesinde öngörülen esas sermaye miktarının beş katıdır. 25 Kasım 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile anonim şirketlerin asgari esas sermaye tutarı 50.000 TL’den 250.000 TL’ye yükseltilmiştir. Bu değişiklik, avukat bulundurma zorunluluğu alt sınırını da doğrudan etkilemiş ve 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren yeni bir dönem başlatmıştır.

Buna göre, 2025 ve 2026 yıllarında geçerli olan kriterler şöyledir:

Esas sermayesi 1.250.000 TL ve üzerinde olan tüm anonim şirketler sözleşmeli avukat bulundurmakla yükümlüdür.

Üye sayısı 100 veya daha fazla olan yapı kooperatifleri de aynı şekilde bu zorunluluk kapsamındadır.

Sermayesi 1.250.000 TL'nin altında kalan anonim şirketler için böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır; ancak bu şirketler dilerlerse ihtiyari olarak avukatlık hizmeti alabilirler.

Burada kritik olan husus, "ödenmiş sermaye" değil, ticaret siciline tescil edilmiş olan "esas sermaye" tutarıdır. Şirketin sermaye artırımı yapması durumunda, bu artış kararının ticaret siciline tescil edildiği andan itibaren yükümlülük başlar.

 

3. Limited şirketlerde sermaye ne kadar olursa olsun avukat bulundurma zorunluluğu var mıdır?

Şirket sahipleri arasında en yaygın yanlış anlaşılmalardan biri, yüksek sermayeli limited şirketlerin de bu kapsama dahil olduğudur. Ancak yürürlükteki mevzuat uyarınca, limited şirketlerin sermaye miktarı ne kadar yüksek olursa olsun, sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır. 1136 sayılı Kanun’un 35. maddesi, bu yükümlülüğü açıkça "anonim şirketler" ve "yapı kooperatifleri" ile sınırlandırmıştır.

Bu ayrımın sebebi, anonim şirketlerin halka açılabilen, hisse senetleri tedavül edebilen ve yapısal olarak limited şirketlere göre daha karmaşık olan doğasıdır. Bununla birlikte, KOBİ ölçeğini aşan veya karmaşık ticari ilişkileri olan limited şirketlerin sürekli hukuki danışmanlık alması, kurumsal risk yönetimi açısından şiddetle tavsiye edilmektedir. Hukuki uyuşmazlıkların maliyeti, bir avukatla düzenli çalışmanın maliyetinden her zaman daha yüksektir. Ancak yasal zorunluluk ve buna bağlı cezai yaptırımlar sadece anonim şirketler için geçerlidir.

 

4. Sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü tam olarak ne zaman başlar?

Yükümlülüğün başlangıç tarihi, şirketin kuruluşuna veya sermaye artırım süreçlerine göre değişkenlik göstermektedir. Şirket yöneticilerinin bu tarihleri doğru tespit etmesi, geçmişe dönük idari para cezalarıyla karşılaşmamak adına hayati önem taşır.

Kuruluş Aşamasında: Şirket, kuruluşunda 1.250.000 TL veya üzerinde bir sermaye ile yola çıkmışsa, ticaret siciline tescil edildiği tarihten itibaren avukat bulundurmak zorundadır.

Sermaye Artırımında: Sermayesi başlangıçta eşiğin altında olup da yapılan artırım ile 1.250.000 TL’ye ulaşan şirketlerde, zorunluluk genel kurul kararının alındığı tarihte değil, bu kararın ticaret siciline tescil edildiği tarihte başlar.

Birleşme ve Nev'i Değişikliğinde: Limited şirketten anonim şirkete dönüşen veya birleşme yoluyla sermayesi eşiği aşan şirketlerde de yine tescil tarihi esas alınır.

Önemli bir ayrıntı; Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanın yapılması değil, tescilin bizzat gerçekleştiği an milattır. Şirketlerin tescil işlemlerini başlattıkları anda eş zamanlı olarak bir avukatla anlaşmaları, aradaki boşluktan kaynaklanabilecek cezai riskleri bertaraf eder.

 

5. Sözleşmeli avukat ile yapılacak anlaşmanın usulü ve baroya bildirim süreci nasıldır?

Kanun sadece bir avukatın varlığını değil, bu varlığın belirli bir usul dairesinde belgelendirilmesini şart koşar. Sadece sözlü bir mutabakat veya dava bazlı vekaletnameler bu zorunluluğu yerine getirmiş sayılmaz.

Uygulanması gereken prosedür şu adımlardan oluşur:

Yazılı Sözleşme: Şirket ile avukat arasında "Sürekli Avukatlık Hizmet Sözleşmesi" imzalanmalıdır. Bu sözleşme adi yazılı şekilde ve en az üç nüsha olarak hazırlanır.

Sözleşme İçeriği: Sözleşmede işin tanımı, tarafların unvanları, vergi numaraları, ücretin ödeme şekli ve süresi gibi temel unsurların yanı sıra, ücretin her yıl AAÜT’ye göre güncelleneceğine dair ibare bulunmalıdır.

Baroya Teslim: Hazırlanan sözleşmenin bir nüshası avukat tarafından kayıtlı olduğu baroya teslim edilir ve barodaki ilgili deftere kaydedilir.

Ücret ve Makbuz: Avukatlık ücreti her ay düzenli olarak ödenmeli ve avukat tarafından her ödeme için Serbest Meslek Makbuzu (SMM) kesilmelidir.

Denetimler sırasında sadece sözleşmenin sunulması yeterli olmayıp, bu sözleşmeye istinaden yapılmış ödemelerin banka dekontları ve makbuzları da talep edilmektedir. Eğer avukat şirket bünyesinde sigortalı (4/a) olarak çalışıyorsa, bu durumda sözleşme yerine maaş bordroları ve SGK kayıtları baroya sunulmalıdır.

 

6. 2025 ve 2026 yılları için ödenecek asgari avukatlık ücreti ne kadardır?

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan ve avukatların vereceği hizmetlerin alt sınırını belirleyen bağlayıcı bir düzenlemedir. Anonim şirketlerde bulundurulması zorunlu sözleşmeli avukatlara ödenecek aylık ücret, bu tarifedeki miktarın altında olamaz.

2025 ve 2026 yılları için öngörülen aylık asgari ücretler aşağıdadır:

2025 Yılı    32.000 TL

2026 Yılı    45.000 TL

Bu rakamlar brüt olup, stopaj ve KDV gibi vergisel yükümlülükler taraflar arasındaki anlaşmaya göre hesaplanmalıdır. Ayrıca, AAÜT’deki özel bir hüküm gereği; eğer avukatın yıl içinde şirket adına takip ettiği dava ve icra işlerinin toplam vekalet ücreti değeri, yıllık ödenen bu aylık tutarların toplamını aşarsa, aradaki farkın da avukata ödenmesi zorunludur.

 

7. Avukat bulundurmamanın cezası nedir?

Yükümlülüğe uymamanın yaptırımı, idari para cezasıdır. 1136 sayılı Kanun’un 35. maddesinin son fıkrası uyarınca, avukat tayin edilmeyen her ay için, o tarihte yürürlükte olan sanayi sektöründe çalışan işçiler için belirlenen brüt asgari ücretin iki katı tutarında ceza uygulanır. Bu ceza kümülatif olarak hesaplanır; yani ihlal süresi uzadıkça ödenecek tutar astronomik seviyelere ulaşır.

2026 yılı için belirlenen 33.030 TL'lik brüt asgari ücret verisi dikkate alındığında, bir anonim şirketin avukat bulundurmamasının maliyeti aylık 66 bin TL'yi aşmaktadır. Bu tutar, avukata ödenecek asgari aylık ücretin (45.000 TL) yaklaşık 1.5 katıdır. Başka bir deyişle, yasaya uymamak, yasaya uymaktan çok daha pahalı bir tercihtir.

 

8. Denetimler nasıl yapılmakta ve ceza süreci nasıl işlemektedir?

Şirketlerin avukat bulundurup bulundurmadığına dair denetim yetkisi münhasıran barolara ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına aittir. Süreç genellikle şu şekilde ilerler:

Tespit ve İhbar: Barolar, ticaret sicil kayıtlarını inceleyerek sermaye eşiğini aşan şirketleri tespit eder. Şirketlere yazı gönderilerek 10 gün içinde bilgi istenir. Bilgi vermeyen veya yükümlülüğü yerine getirmediği anlaşılan şirketler Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbar edilir.

Soruşturma: Savcılık makamı, şirketin tescil tarihinden itibaren geçen süreyi ve bu süre zarfında avukat sözleşmesinin olup olmadığını inceler. Şirket yetkililerinin savunması alınabilir.

Ceza Kararı: Savcı, ihlalin sabit olduğu her ay için yukarıda belirtilen tutarlarda idari para cezasına hükmeder.

İtiraz ve Tahsilat: Ceza kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilebilir. İtirazın reddi halinde ceza kesinleşir ve vergi dairesi aracılığıyla tahsil edilir.

2008 yılından bu yana yapılan yasal değişikliklerle bu cezalara itiraz imkanları daraltılmış ve cezalar ciddi şekilde artırılmıştır. Barolar, 2016 yılından itibaren bu denetimleri teknolojik altyapılarını kullanarak her yıl düzenli olarak yapmaktadır.

 

9. Sözleşmeli avukat şirket içinde hangi somut faydaları sağlar?

Yükümlülüğü sadece bir "masraf" veya "formalite" olarak görmek, modern kurumsal yönetim anlayışıyla bağdaşmaz. Bir anonim şirket için sözleşmeli avukat, aşağıdaki alanlarda kritik koruma sağlar:

Sözleşme Yönetimi: Ticari alım-satım, kira, bayilik ve iş sözleşmelerinin şirket lehine düzenlenmesi.

Kurumsal İşlemler: Genel kurulların usulüne uygun toplanması, pay devirlerinin pay defterine doğru işlenmesi, yönetim kurulu kararlarının iptal riskine karşı korunması.

Alacak Takibi: Şirketin piyasadaki alacaklarının icra yoluyla tahsili veya alacakların zamanaşımına uğramasının önlenmesi.

İş Hukuku Riskleri: İşe alım ve işten çıkarma süreçlerinin hukuka uygun yürütülmesi, kıdem ve ihbar tazminatı davalarında risklerin azaltılması.

İdari ve Vergi Denetimleri: Kamu kurumlarıyla olan ilişkilerde hukuki danışmanlık verilmesi ve uyuşmazlıklarda savunma stratejisi geliştirilmesi.

Avukatın sürekli danışmanlığı, şirketin "hukuki röntgenini" çekerek, daha uyuşmazlık çıkmadan önlem alınmasını sağlar. Bu da şirketin ticari itibarını ve finansal stabilitesini korur.

 

10. Şirket sahipleri için pratik tavsiyeler ve risk yönetimi önerileri nelerdir?

Anonim şirket sahiplerinin hem yasal cezadan kaçınmaları hem de hukuki güvenliği sağlamaları için şu adımları izlemeleri önerilir:

Sermaye Kontrolü: Şirket sermayeniz 1.250.000 TL ve üzerindeyse veya sermaye artırımı planlıyorsanız, tescil işlemi tamamlanmadan önce mutlaka bir avukatla irtibata geçin.

Sözleşme Disiplini: Avukatınızla yaptığınız sözleşmeyi 3 nüsha hazırlayın ve bir nüshasının baroya bildirildiğinden emin olun.

Ödemeleri Bankadan Yapın: Avukatlık ücretini mutlaka banka kanalıyla ve "avukatlık ücreti" açıklamasıyla ödeyin. Karşılığında Serbest Meslek Makbuzunu alıp muhasebe kayıtlarına işleyin.

Değişiklikleri Bildirin: Eğer avukatınız değişirse, yeni sözleşmeyi vakit kaybetmeden baroya iletin. Arada boşluk kalan her ayın ceza riski taşıdığını unutmayın.

İhtiyari Danışmanlık: Sermayeniz eşiğin altında olsa dahi, ticaret hacminiz yüksekse hukuki danışmanlık almayı bir işletme gideri değil, bir yatırım olarak görün.


YASAL UYARI:

Pragma Hukuk & Danışmanlık sitesinde yer alan yazılar, makaleler ve bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır ve hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Mevzuatın değişmesi nedeniyle bilgiler güncelliğini yitirmiş olabilir. Bu nedenle, sitede yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce mutlaka güncel mevzuat teyit edilmeli ve profesyonel bir avukattan hukuki yardım alınmalıdır. Site içeriğindeki olası hatalardan veya eksikliklerden dolayı sorumluluk kabul edilmemektedir. 

Pragma Hukuk & Danışmanlık

Pragma Hukuk & Danışmanlık

Online : 1
Bugün Tekil : 18
Bugün Çoğul : 53
Dün Tekil : 19
Dün Çoğul : 32
Toplam Tekil : 130893
Toplam Çoğul : 321311